Haber

‘Halktan kopan sinema terörü göremiyor’


MURAT ÖZTEKİN

Sinema salonlarının yeniden kapılarını açmasıyla uzun zamandır seyirciyle buluşmayı bekleyen filmler vizyona gelmeye başladı. Onların arasında Nazif Tunç’un yönetmenliğini yaptığı ve Türkiye’deki terör örgütlerinin adam devşirme yöntemlerini gözler önüne seren “Karınca” filmi de yer alıyor. Şoför Şemsi’nin Fidan adlı genç kızı, farkında olmadan ateşe atması, hikâyenin temelinde yer alıyor. Yönetmen Tunç’la birlikte filmin senaryosunu kaleme alan Halit Karaata ise aynı zamanda başrolde Şemsi karakterini canlandırıyor. Biz de kendisiyle film hakkında konuşuyoruz…

¥ Sinema filmleri ve televizyon dizilerinde oyunculuk yapmanın yanında bir tiyatro yönetmenisiniz de… Pandemide bütün dünyada sinema ve tiyatro zorlu bir dönemden geçti, geçiyor. Son açılıştan umutlu musunuz?
Kesin konuşmak müneccimliğe doğru yelken açmak olur. Kafamızda soru işaretleri var. Ancak insanlarda sinema ve tiyatroya dair bir özlem oluştu. Tarih boyunca çok daha zorlu dönemler yaşanmış, sanat bir şekilde toparlanmış. Ama şu anki açılışların temmuza denk gelmesi sebebiyle çok iyi bir açılış olacağını zannetmiyorum. Belki sonbahara…

¥  “Karınca” filminiz de böyle bir zamanda gösterime giriyor. Bir vicdan hikâyesi anlatıyorsunuz ama eserdeki temel mesele terör örgütleri. Böyle bir mevzuda kalem oynatmak kolay mıydı?
Aslında dünyanın her yerinde olabilen şeyler bunlar… Filmi bir Batı ülkesine uyarlamanız bile mümkün. Orada da insanlar böyle devşiriliyor. Biliyorsunuz Hollandalı bir adam DEAŞ’a katılabiliyor. Maalesef terör örgütlerinin adam toplama yöntemleri bütün dünyada karşılık bulur ve marjinal akla sahip kimseler kahraman olarak görülebilir. Bu konulara girdiğiniz zaman bir saldırıyla, lanetlemeyle karşılaşırsınız her zaman.

“HAMASET” DİYORLAR
¥ Terör uzun yıllardır Türkiye’nin gündeminde ama yerli sinemada bunun yansımalarını çok göremiyoruz. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Televizyon dizilerinde terör var ama sinemada görülmüyor. Beyazperdede “Ben bu konuya bulaşmayayım” durumu söz konusu. Sinema halka yapılan bir şey olmaktan çıkıp, festivallere yaranma meselesine dönüşünce hâl böyle oldu. Festivallerdeki adamlar da bu tip yapıların aleyhine çekilen işlere sıcak bakmıyor, hamaset olarak kabul ediyor… Uluslararası festivaller böyle olduğu gibi, yerli festivallerin birçoğunu buna dâhil edebiliriz.

SİNEMA ELİT BİR SANAT OLDU
¥ Peki, sizce bu döngüden nasıl çıkılır?

Sinema son dönmede elit bir sanat hâline geldi. Eğer halk sinemaya bir şekilde döndürülmezse bu durumdan çıkılamaz.

¥ Ama popülerliğin de kendi içerisinde handikapları yok mudur?
Bence halkçılığın değil halk dalkavukluğunun handikapları var. Halkı oylamak, yozlaştırmaya yönelik filmlere, “popülist” değil, “demagojik” demek lazım.

¥ Peki, sizce Türkiye’de çocukları devşiren terör örgütlerinin faaliyetleri, nasıl son bulur?
Türkiye’nin konumu ve tarih boyunca yüklendiği misyonlardan ötürü terör tehdidinden kurtulması zor. Fakat insan devşirme olayından kurtulabiliriz. Bu en başta devletin görevi ama biz de ahali olarak durumu çok sorgulamadık. İnsanlar bir kişinin elinden tutabilir.

GEMİCİYDİM OYUNA GELDİM!
Halit Karaata “Ben daha evvel gemiciydim. 1989’da birden hayat bana bir şaka yaptı ve oyuncu oldum. Oyunculuk denen şey insanları yargılamadan anlamaya çok katkı sunuyor. O güne kadar yargıladığınız bir adamı oynamanız gerekiyor ve neden bu duruma geldiğini tahlil etme fırsatı buluyorsunuz” diyor.

EVİNİZİN ANAHTARINI TESLİM EDECEĞİNİZ ADAMLAR AZALDI
¥ Karınca filminde ortak senarist olduğunuz gibi başrolde, şoför Şemsi karakterini canlandırdınız. Bunun negatif ve pozitif tarafları nelerdir?
32 senedir tiyatro yapıyorum. Yarısı kadar bir süredir de sinemanın içerisindeyim. Biz tiyatroda zaten hep kendi oynadığımız metinlerimizi kendimiz yazdık. Dolayısıyla yabancı olduğumuz bir mevzu değildi. Bir de Şemsi karakteri de uzak olmadığım bir karakterdi. Gençliğimde böyle kişileri çok gördük.

¥ Eski bir solcu ama muhafazakâr bir dünyaya dönmüş…
Derdim ideolojik değildi. İyi huylu bir adam, hep öyle kalıyor. Eskiden her iki ideolojiden evinizin anahtarını teslim edeceğiniz adamlar vardı. Azaldılar artık.


Sinemada bu hafta | 2 Temmuz


Sinemada bu hafta | 2 Temmuz
Yazar J.D. Salinger’a gönderilen mektuplara cevap vermekle vazifeli bir sekretere odaklanan “Salinger Yılım” daha ziyade kitapseverlerin seveceği, yalın bir eser.


Önümüzdeki ayların gözde sinema filmleri


Önümüzdeki ayların gözde sinema filmleri
Türkiye’deki sinema salonlarının kapıları nihayet önümüzdeki hafta açılıyor… Böylece salonlar, 1 Temmuz’da seyirci ağırlamaya başlayacak.


Türk sineması yerli dizilerin çok gerisinde


Türk sineması yerli dizilerin çok gerisinde
TRT’nin bu yıl üçüncüsünü gerçekleştirdiği “12 Punto TRT Senaryo Günleri” dünyadan sinemacılarının katılımıyla dün başladı.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
instagram takipçi hilesi organik takipçi satın al bayan takipçi satın al takipçi satın al instagram beğeni arttırma instagram takipçi satın al ege tülek takipçi satın al takipçi satın al Takipçi kasma hilesi Ücretsiz Video İndir porno izle türk takipçi tarot fal baktır